Kültür ve Turizm

TÜİK 2018 yılı verilerine göre, Kilis’te 1’i Turizm Yatırım Belgeli ve 6’si Belediye İşletme Belgeli olmak üzere toplam 7 adet turizm tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerde 250 oda bulunurken, toplam yatak sayısı 506’dır.

TÜİK verielrine göre Kilis’te bulunan Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan 2018 yılında giriş yapan yabancı ziyaretçi sayısı 136.637’dir. Bu yabancı ziyaretçilerin neredeyse tamamını Suriye ve Irak vatandaşı ziyaretçiler oluşturmaktadır.

TÜİK 2018 yılı verilerine göre, Kilis’te turizm tesislerine toplam geliş sayısı 163.760, geceleme sayısı ise 91.816 olarak belirtilmektedir.

Kilis’in turizm envanteri incelendiğinde, öne çıkan turizm türlerinin kültür ve inanç turizmi olduğu görülmektedir. Kilis’te kültür ve inanç turizminin yanı sıra av turizmi, gastronomi turizmi, dağ ve doğa yürüyüş aktiviteleri ve görülmeye değer doğal güzellikler gibi daha birçok turizm çeşidinden bahsetmek mümkündür.

Gezi ve Mesire Yerleri

Karataş Parkı (Cumhuriyet Parkı), Akpınar Söğütlüdere mesire alanı

Ravanda Kalesi: Kale, Kilis' in 24 km kuzeyinde bulunan Polateli İlçesine bağlı Belenözü Köyü’nün yanındadır. Etrafı açık, ufuklara hâkim bir dağın sivri tepesine kurulmuştur. Dağın eteğinden Afrin Çayı geçmektedir. Dağın tepesi oyulmak suretiyle yapılan kalenin bugün ayakta kalan kısmı iç kaledir. Dış kale duvarlarının bazı yerlerinde döküntüler ve temeller kalmıştır. Hititlilere kadar uzanan eski bir tarihi vardır. Bizans eseri olduğu ifade edilen kaleye islami devirlerde ilaveler yapılmıştır.

Höyükler

Oylum Höyük: Oylum höyük, Anadolu, Suriye, Mezopotamya arasında yer alan oldukça büyük bir höyüktür. Stratejik bir konumda bulunan höyük her dönemde iskân görmüş bu nedenle arkeolojik açıdan son derece önem taşımaktadır.

Ayrıca Kilis İlindeki höyükler şöyle sıralanmaktadır. Çatal Höyük, Kumsurun Höyük, Leylit Höyük, Yavuzlu Höyük, Sinnap Höyük, Belentepe Höyük, Polatbey Höyük, Karamelik Höyük, Murat Höyük, Taşlıbakır Höyük, Kumludere Höyük, Çörten Höyük olarak sıralanmaktadır.

Mozaikli Bazilika

Oylum Höyük’ün yaklaşık güneybatısında yer alan ve 1999 yılında sadece bir kısmı, 2004 ve 2006 yıllarındaki kazı çalışmalarında ise tamamına yakını açığa çıkartılan, M.S. 6. yüzyıla tarihlenen Erken Hıristiyanlık Dönemi'ne ait. 800 metrekarelik bir alanı kaplayan tabanı mozaik döşemeli bazilika planlı kilisedir.

Cami ve Mescitler

Osmanlı Devleti kayıtlarına göre Kilis' te 55 cami,  10 mescit bulunmakta. Ama bunlardan 11 cami, 2 mescit günümüze ulaşabilmiş; 13  cami sonradan yapılan onarımlarla özgünlüğünü yitirmiş; 31 cami de tamamen yok olmuştur. Ulu Cami, Alacalı Cami, Akcurun Camisi ve Ali Çavuş Camisi  Osmanlı  Dönemi öncesi yapılardır. Bu dönem yapılarından Ali Çavuş Camisinin  adı kalmış; Alacalı Cami onarımlarla özelliğini yitirmiş olup; özgünlüğünü koruyarak günümüze ulaşabilen  sadece Ulu Cami ile Akcurun Camisinin minaresidir. Diğer cami ve mescitler Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi yapılarıdır.

 

Osmanlı Dönemi Öncesi Yapılar Ulu Cami (Cami-i Kebir), Akcurun Camisi Alacacı Camisi (Katran Camisi)

Osmanlı Devleti Döneminde Yapılan Camiler: Tekye Camisi (Tekye Camisi) Hacı Derviş Camisi Kadı Camisi  (Kara Kadı Camisi) Muallak Camisi (Hasan Bey Camisi) Hindioğlu Camisi Çalık Camisi Pirlioğlu Camisi Hasan Attar Camisi Zeytinli Camisi Cüneyne Camisi Şeyh Hilal Camisi (Şeyh Ahmet Camisi) Şeyh Süveden Camisi (Hacı Özbek Camisi) Tabakhane Camisi Murtaza Ağa Camisi Şeyh Süleyman Camisi ( Şeyhler Camisi) Kürtler Camisi

Minareler: Mehmet Paşa Camisi Minaresi Şeyh Camisi Minaresi

Tekke ve Zaviyeler: Şurahbil Bin Hasene (Şör Habil Hasene) Zaviyesi Şeyh Efendi Tekkesi (Nakşibendi Tekkesi)

Mevlevihaneler: Tekke Mevlevihanesi (Tekye Mevlevihanesi)

Türbeler

Hıristiyan Bizans ile Müslüman Arap Devletleri arasında kalan yöre toprakları, din amaçlı pek çok kanlı çatışmaya mekân olmuştur. Kilis ve yöresindeki türbelerin çoğu, bu kutsal amaç uğrunda şehit olmuş din ulularına aittir.  Kilis'te meşhedlik (şehitlik) adı verilen  mahalle, bu yörelerden biri olup, geçmiş yıllarda buradan geçen Kilisliler, ölenlere saygı gereği ayakkabılarını çıkarırlarmış.

Şeyh Mansur Türbesi Şeyh Muhammed Bedevi  Türbesi Şem' un Nebi Türbesi (Küt Küt Dede Türbesi).

Konaklar

Kilis’te tüm evler avlulu (havuş) olup; taş, kerpiç ve leften (Kilis ve yöresinde taş ocaklarından çıkarılan kirli beyaz renkli yapı taşı) yapılmıştır. Yaşam havuşa dönük olduğundan pencereler avluya açıktır. Dışarıya yani sokak ve caddeye açılan pencere çok azdır.

Geleneksel ‘Kilis Evi’ avlu, mutfak odalar ve mağaralardan oluşur. Genellikle tek katlı olan kerpiç evler kırsal kesimde, bir ve iki katlı taştan yapılmış konutlar da kent merkezinde, eski Kilis yerleşiminin (Hindioğlu Mahallesi, Tekye Mahallesi, Çaylak Mahallesi, Ketenciler Mahallesi, Salih Efendi Sokak, Hacı Ömer Ağa Sokak, Abidin Ağa Caddesi, Akcurun Caddesi) bulunduğu mahalle ve sokaklardadır. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak kullanılan “Neşet Efendi Konağı (1924/1925), Dağlı Ahmet Bey Konağı, Eski Kaymakam Evi, Süpürgeci Konağı, Müftü Salih Efendi Konağı, Hacı Mehmet Efendi Konağı (1895), Yahya Efendi Konağı (1880/1890), Hacı Muhammed Efendi Konağı / Akıncı Konağı (1895), Kulaksız Binbaşı Konağı ve Mısırlıoğulları Kantarması (kırsal kesimdeki iki katlı ağa evlerine yörede ‘kantarma’ denir) önemli sivil mimari örnekleridir.

Hamamlar

Kilis'te taşınmaz kültür varlığı olarak günümüze ulaşan beş tane hamam vardır. Eskiden bu hamamlar, katı evsel atıkların (yöredeki adı külhan zibili) yakılmasıyla ısındığından (külhanda yanan zibilin külüne  kursümbül / kursünbül denir; duvar sıvasında ve damlarda dolgu malzemesi olarak kullanılır) ve kentte bugünkü gibi vahşi çöp deponi alanı olmazmış. Bu alışkanlık yöre ağzında külhan zembili (külhanda yakılacakların doldurulduğu hasırdan yapılmış araç), külhan zibili (hamamda yakılmak üzere toplanan katı atıklar), külhan şilifi ( külhanda yakılacakların doldurulduğu kıldan yapılmış büyük torba), külhancı eşeği (külhan zibili ve külhan şilifi taşıyan eşek) gibi söz öbekleri doğurmuştur.

Belirtilen bu hamamlar haç planlı, dört eyvanlı ve köşe hücreli olup; hepsinde, soğukluk, ılıklık, sıcaklık bölümleri vardır. Kilis'teki hamamlarda bir de mağdas adı verilen su tekneleri bulunmaktadır. Farklı din ve inançlı kişilerle birlikte yaşayan Kilisli bu mağtasları Yahudilerin kullanması için yapmış, yaptırmıştır.

Eski Hamam, Hoca Hamamı, Paşa Hamamı, Hasan Bey Hamamı (Çukur Hamamı), Tuğlu Hamamı (Yeni Paşa Hamamı), Daltaban Paşa Hamamı.

Kasteller (Çeşmeler)

Akcurun Kasteli Ayınönü Kasteli Küçük Çarşı Kasteli Kurdağa Kasteli İspir Paşa Kasteli Eski Hamam Kasteli

Geleneksel El Sanatları

Yorgancılık: Kilis'te yorgancılık sanatı, başlı başına bir geçim kaynağını oluşturmaktadır. Ancak teknolojinin gelişiminden o da payını alarak elle yapılan, göz nuru dökülerek üretilen yorganların yerini fabrikasyon yorganlar almıştır.

Çeşitli renk ve desenlerden oluşan yorganlar, saten kumaş üzerine iğne yardımıyla işlenir. Yorganın alt kısmını oluşturan ve genellikle beyaz olan kumaş patiskadır ve buna astar denir. Astarla yorganın üstünü oluşturan saten kumaş arasına pamuk, yün veya elyaf yerleştirilir. Satenle aynı renkte olan naylon ipliklerin iğne yardımıyla satenin üzerinde başlayan gezintisi ile yorgan motifi oluşturulur.

Ev arasında bayanlar tarafından yapılan geleneksel ev yorgancılığı; yerini, günümüzde genellikle çalışanlarının erkek olduğu işyerlerine bırakmıştır. Hünerli erkek ellerinden çıkan yorgan motiflerini de tıpkı nakışlarda olduğu gibi tabii motifler (karanfil, gül, sarmaşık, salkım, zeytindalı, kuş, şahmeran ve kelebek... vb.) oluşturur.

Sağlıklı, kullanışlı ve ekonomik olması nedeniyle ısrarla, fabrikasyon yorganların yerine tercih edilen el yapımı yorganların, Kilis ekonomisine yaptığı katkı tartışılmaz bir gerçektir. Bu yorganlar, üreticiler tarafından yurdumuzun dört tarafına pazarlandığı gibi yurt dışına da ihraç edilmektedir. Günümüzde yorgancılık sektörü kooperatifleşerek üretimlerini sürdürmektedir

Çulhacılık (Dokumacılık): Kilim dokumacılığının yanında ham iplikten bez, aba, maşlah, şal, çarşaf, yastık kılıti... vb. dokunması günümüzde varlığını koruyamamıştır.

Saraçlık: Meşinden at arabası koşumları, cüzdan, semer, kürtün, kuburluk, hurç kenarı vb. şeylerin yapıldığı meslek dalıdır.

Semercilik-Kürtüncülük: Yöreye has bir stilde geliştirilmiş olan semercilik bugün tamamen yok olmuştur. Bir iki kürtüncü kalmıştır ama onlar da yavaş yavaş yok olmaktadır.

Hallaçlık: Ellerinde yaylan ve tokmaklarıyla pamuk atarak, pamukların kabartıldığı zanaat dalıdır.

Postal ve Haydacılık: Kilis yöresine özgü bir stilde dikilen postal, düğmesiz ve koncu haydaya göre kısa olan bir ekinci ayakkabısıydı. Alt kısmı kalın camız derisinden olurdu. Haydanın koncu ise dize kadar uzun, önden çapraz olarak bağlanan, düğmeli, yerel ekinci ve ziraatla uğraşanların giydiği dayanıklı ayakkabısıydı.

Köşkerlik: Eskiden Kilis'te çok sayıda köşker vardı ve yemeni dikerlerdi. Kırmızı, siyah, gülrengi, şeftali renginde boy boy yemeniler yaparlardı. 'ulu, orta, ges' diye adlandırdıkları kalıplarda yemeni dikilirdi. Küçük çocuklar için dikilenlere de 'kelik' denirdi. Kilis yemenileri yurdun bütün yörelerine gönderilirdi. Bugün daha çok folklorik amaçla üretilmektedir.

 

Nacarlık ve Sabancılık: Hayvancılık ve tarımda gerekli olan araç ve gereçler ile saban, meses, değnek, sırık, yayık, yemlik, kazma, kürek ve bel sapları vb. gibi araç ve gereçleri yapanlar 'Sabancılar Çarşısı' denilen yerde çalışırlardı.

Tenekecilik: İdare lambası, fennüs (fanus), resim çerçevesi, kadüs (kova), şapşak, kutu, mangal vb. gereçler ile soba yaparlardı.

Kalaycılık ve Bakırcılık: İşlemeli havanlar, baharat değirmenleri, kazanlar, tepsiler, siniler, çeşitli mutfak gereçleri bakırdan yapılırdı. Bu sanat, turizme yönelik olarak çalışan birkaç kişinin dışında plastik, alüminyum ve çelikten yapılan gereçlerin piyasaya hakim olması nedeniyle varlığını koruyamamıştır.

Arabacılık: Eskiden Kilis'te Bursa arabaları kadar güzel ve zarif araba ve yaylılar yapılırmış. Günümüzde bu işle uğraşan kalmamıştır.

Tabaklık (Debbağlık): Köşker, postalcı, çizmeci, semerci saraçlara ve koşumculara deri işlerlerdi. Bu iş eskiden ilkel araçlarla yapılırmış. Deriyi işlemek için zırnık ve köpek dışkısından yararlanılırmış.

Helvacılık: Bir zamanlar Kilis'te helvacılık da yaygınmış. Taa Antep'ten bu mesleği öğrenmek için çıraklar gelirmiş.

Hasırcılık ve Zembilcilik: Katran Cami civarında 'Zembilciler Çarşısı' denilen yerde hasırdan gereçler yapılırmış. Bunu yapan zanaatkârların en büyük özelliği gözlerinin görmemesiydi. 'Körler Çarşısı' da denilen bu yerde sazdan zembil, ip, şilif vb. şeyler örerlerdi. Bugün bu çarşı yıkılmış olup; hasırcılık ve zembilcilik de tarihe karışmıştır.

 



INVEST IN GAZİANTEP INVEST IN KİLİS INVEST IN ADIYAMAN